52- TÜRK İNKILABI, SİYASİ ALANDA MEYDANA GELEN GELİŞMELER, LOZAN, CUMHURİYET'İN İLANI, ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ DENEMELERİ...

TÜRK İNKILABI

TÜRK İNKILABININ ÖZELLİKLERİ
İnkılap (devrim); rejimi değiştiren köklü harekettir
•Avrupa'daki yenilikçi fikirlerden, Fransız İhtilali'nden, milliyetçi

fikirlerden etkilenmiştir.
•Demokratiktir, laiktir
•Halk hareketinin sonucudur.
• İhtiyaçların sonucudur.
•Çağdaştır, akıl ve bilim esas alınmıştır.
•Hazırlayanlar ve gerçekleştirenler aynı kişilerdir.
•"Millî egemenlik" ve "millî bağımsızlık" bir arada gerçekleştirilmiştir.

•Ülkeyi çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmayı amaçlamıştır.

SİYASİ ALANDA MEYDANA GELEN GELİŞMELER

Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)


Sebepleri:
•Millî egemenliğe ters düşmesi
•Devrimlerin ve çağdaşlaşmanın önünde engel oluşturması
•İngiltere'nin Lozan Konferansı'na iki hükûmeti birden davet ederek ortaya çıkarmaya çalıştığı ikiliğin önlenmek istenmesi

Sonuçları:
• Lozan Konferansı'nda Türkler arasında ikilik çıkması önlenmiştir.
•Millî egemenliğin önündeki önemli bir engel ortadan kalkmıştır.
•Devrimlerin ve çağdaşlaşmanın önündeki önemli bir engel ortadan kalkmıştır.
•Osmanlı Devleti siyasî olarak resmen sona ermiştir.
•l. TBMM kayda değer tek devrimini yapmıştır.
• Son padişah Vahdettin ülkeyi terk etmiştir.
•Abdülmecit Efendi TBMM tarafından halife ilan edilmiş

Lozan Antlaşmasi (24 Temmuz 1923)
•Kurtuluş Savaşı'nı tamamen bitirecek kalıcı bir antlaşmanın imzalanması gerekiyordu.
•Konferans yeri olarak, tarafsız bir yer olan Lozan kendi belirlenmiştir.
• Mudanya'daki başarısından dolayı İsmet Paşa gönderilmiştir.
•Konferansa İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan, Japonya, Yugoslavya ve Türkiye temsilcileri katılmıştır. boğazların statüsü konusunda Rusya ve Bulgaristan da toplantıya dâhil olmuştur. ABD ise konferansta gözlemci bulundurmuştur.

•Mustafa Kemal, konferansa gidecek olan Türk heyetinden, Kapitülasyonlar ve Ermeni sorunu konularında kesinlikle taviz verilmemesini istemiştir.

Lozan Antlaşması'nın Maddeleri

Sınırlar:
•Türkiye'nin güney sınırı; Fransa'yla imzalanan Ankara Antlaşması'ndaki şekliyle kalacak. Misakımillî'den verilen taviz (Hatay tavizi) devam etmiştir
•Meriç Nehri Türkiye-Yunanistan sınırı sayılacak. Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç'ı Türkiye'ye verecek.
• Gökçeada ve Bozcaada dışındaki Ege adaları Yunanistan'ın olacak. On İki Ada İtalya'nın olacak.

Türkiye-Irak sınırı (Musul Meselesi) konusunun çözümü, Türkiye ile İngiltere'nin, ileride yapacakları ikili görüşmelere bırakılacak. Musul ya da Irak Sınırı sorunu Lozan'da çözülemeyen tek sorundur. Musul, Misakımillî'den taviz olarak kalacaktır.
•Ülkede yaşayan azınlıklar "Türk vatandaşı" sayılacak.
•Batı Trakya'daki Türkler ile İstanbul'daki Rumlar hariç; geri kalan Türkler ve Rumlar yer değiştirecek. Sorun tam olarak Atatürk-Venizelos görüşmeleri sonucunda ancak çözülecektir (1930).
•Yabancı okulların eğitim ve öğretimini Türk hükûmeti düzenleyecek.
•Kapitülasyonlar kaldırılacak.

•Boğazlar; başkanı Türk olan uluslararası bir komisyonca yönetilecek. Boğazlar konusunda taviz verilmiş; egemenlik haklarımız zedelenmiştir.

•Osmanlı borçları, Osmanlıdan ayrılan devletlere paylaştırılacak. Türkiye 1954'e kadar borçlarını ödemeye devam etmiştir.
•Patrikhane İstanbul'da kalacak. Tüm uğraşlara rağmen, Patrikhanenin İstanbul dışına
•çıkarılması Avrupalılara kabul ettirilememiştir.

Lozan Barış Antlaşması’nın Önemi
•Yeni Türk Devleti’nin bağımsızlığı ve devletler arası eşitliği dünya devletlerince kabul edilmiştir.
•Osmanlı Devleti’nin sona erdiği kabul edilmiştir. Sevr Antlaşması’nın geçersiz olduğu tescillenmiştir.
•Musul Meselesi çözülememiştir.
•Hatay’ın Yeni Türk Devleti’nin sınırları dışında kalması ile Misakımillî’den ödün verilmiştir.
•Batı Trakya ve Ege adaları kaybedilmiştir.
•Boğazlar konusu Türkiye’nin egemenlik haklarına gölge düşürmüştür.
•Kapitülasyonların kaldırılması ile Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı yolunda önemli bir adım atılmıştır.
•Yabancı okulların Türkiye karşıtı faaliyetler içine girmeleri engellenmiştir.
•Nüfus mübadelesi ile azınlık sorunları azaltılmaya çalışılmıştır.
•Lozan Antlaşması geçerliliğini hâlâ korumaktadır.

II. TBMM Açılması (11 Ağustos 1923)
•İlk Meclis’in mevcut milletvekili yapısı inkılaplar için uygun bulunmuyordu. Bu nedenle, II. Meclis için yapılacak seçimlere Müdafaa-i Hukuk Grubu üyesi ve inkılap yanlısı kişiler aday gösterilmiştir.

•Gerçekleştirilen seçimler sonucunda 11 Ağustos 1923’te açılan ve birçok inkılabı gerçekleştiren II. TBMM, 1 Ekim 1927 tarihine kadar çalışmalarını sürdürmüştür.


Ankara'nın Başkent Oluşu (13 Ekim 1923)
•İstanbul boşaltılınca (6 Ekim 1923), yeni başkentin neresi olacağı konusu gündeme gelmiştir. Ankara, yasayla başkent sayılmıştır.

•Bu tercihte Ankara’nın coğrafi, jeopolitik ve stratejik konumu rol oynamıştır. Ankara’nın sahip olduğu konumun ülkenin savunmasında ve idaresinde avantaj oluşturacağı düşünülmüştür.

Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
•TBMM'nin açılmasıyla Ulusal Egemenlik ilkesi yürürlüğe konmuş, dolayısıyla Cumhuriyet yönetimi fiilen uygulanmaya başlanmıştır.
•II. Meclisin görevine başlamasına rağmen bir türlü hükümeti kuramaması, bir hükümet bunalımının yaşanmasına neden olmuştur.
•Hükümet bunalımının Meclis Hükümeti Sistemi nedeniyle aşılamaması, kabine sistemine geçmek. dolayısıyla da Cumhuriyeti ilan etmek için uygun bir ortam yaratmıştır.

•Böylelikle 29 Ekim l923‘te bir Anayasa değişikliğiyle Cumhuriyet ilan edilmiştir.

Cumhuriyet’in İlanı’nın Sonuçları:

•Devlet rejiminin adı konuldu, devlet başkanlığı sorunu çözümlendi.
•Meclis Hükümeti sisteminden Kabine Sistemine geçildi.
•Yapılacak yeni inkılaplara ortam hazırlandı.
•İlk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, meclis başkanı Fethi Okyar, başbakan ise İsmet İnönü olmuştur.
•Cumhuriyet’in ilanı Milli egemenliğe geçişte en önemli adımdır.

Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

Nedenleri:
•Halifeliğin cumhuriyetçi, demokratik, laik, çağdaş ilkelerle bağdaşmaması
•Halifeliğin ümmetçilik, TBMM'nin ise milliyetçilik ilkesini esas alması
•TBMM'nin Türk milletinin temsilcisi ve en yetkili yönetim organı haline gelmesi
•Abdülmecit Efendi'nin TBMM'nin iç ve dış politika ilkelerine uymaması
•Abdülmecit Efendi'nin hâlâ otoriteymiş gibi davranması ve çeşitli görüşmeler ve törenler yapması
•Hintli Müslümanların liderlerinin yazdıkları mektup ile Türkiye’nin iç işlerine karışması

Sonuçları:
•TBMM 3 Mart 1924'te kabul ettiği bir yasayla Halifeliği kaldırmıştır. Aynı kanunla Osmanlı ailesi üyelerinin de yurt dışına çıkarılmaları, ileride saltanat ve halifelik iddiasında bulunmamaları için kabul edildi.
•Tevhid-i Tedrisat (Öğretimin Birleştirilmesi) Kanunu kabul edildi. Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile tüm okullar Millî Eğitim Bakanlığına bağlanarak, eğitim ve öğretimde birlik ve denetim sağlanmıştır. Bu kanun sonucunda medreseler kapanmıştır.
•Vakıf, medrese ve ibadethaneleri denetleyen Şeriye ve Evkaf Vekâleti kaldırılmıştır.. Din işleri ve kurumlarının yönetimi için Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur. Başına ise Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi getirilmiştir.
•Vakıfları kontrol etmek amacıyla Vakıflar Müdürlüğü kurulmuştur.
•Erkanıharbiye Vekâleti kaldırılmıştır. En yüksek askerî makam olarak Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur.

3 Mart 1924’te kabul edilen bu kanunla laik devlet düzenine geçişte önemli bir adım atıldı.

Çok Partili Siyasi Hayata Geçiş Denemeleri

Nedenleri:
•Demokratik cumhuriyet rejiminde çok partililiğin gerekli olması
•Toplumun çeşitli kesimlerinin mecliste temsil edilmesinin gerekmesi
•Tek partili siyasi hayata yönelik eleştirilerin artması
•İktidarı denetleyecek bir muhalefet mekanizmasına ihtiyaç olması

Halk Fırkası (9 Ağustos 1923)
•Türkiye'nin ilk siyasi partisidir.
•Kurucusu Mustafa Kemal’dir.
•Atatürk ve Müdafaa-i Hukuk Grubu tarafından, Cumhuriyetin ilanından önce, temel inkılâpları gerçekleştirmek üzere kurulmuştur.
•Ekonomide Devletçilik ilkesini savunmuştur.
•Halk Fırkasının kurulmasıyla, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin varlığı sona ermiştir.

Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi (17 Kasım I924)
•Türkiye'nin ilk muhalefet partisidir.
•Kurucusu Kazım Karabekir’dir.
•Mustafa Kemal'e ve yapılan inkılaplara karşı olan ikinci grup milletvekilleri tarafından kurulmuştur.
•Liberal ekonomiyi benimsemiş ve dini inanç ve fikirlere saygılı olduklarını ifade etmişlerdir.
•Parti, kısa zamanda rejime karşı olan grupların örgütlendiği bir merkez olmuştur.
•Şeyh Sait isyanında rolü olduğu gerekçesiyle 5 Haziran 1925‘te kapatılmıştır.

Şeyh Sait İsyanı (13 Şubat 1925)
•Medreselerin kapatılması ve halifeliğin kaldırılması gibi Laiklikle ilgili yapılan inkılaplara karşı olan çevrelerin yeni rejime karşı başlattıkları bir isyan hareketidir.
•Lozan'da çözülemeyen Musul sorununu kendi lehine çözmek ve petrol yataklarına sahip olmak isteyen İngilizler isyanı desteklemişlerdir..
•Diyarbakır, Elazığ, Bingöl yörelerinde başlayan isyan, kısa sürede yayılmıştır. Fethi Okyar Hükümeti ayaklanmayı bastıramayınca görevinden ayrılmış ve yerine İsmet Paşa geçmiştir.

Şeyh Sait İsyanın Sonuçları
•Takrir-i Sükun Kanunu çıkarılmıştır, İstiklal Mahkemeleri yeniden kurularak Şeyh Sait ve taraftarları idam edilmiştir.
•İsyanın çıkmasında etkili olduğu gerekçesiyle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılmıştır.
•Diyarbakır, Elazığ ve Bingöl'de bölgesel sıkıyönetim ilan edilmiştir.
•Musul'un kaybedilmesine neden olmuştur. (1926 Ankara Antlaşması)
•Tekke, zaviye ve türbeler kapatılarak, şeyhlik, dervişlik gibi unvanlar yasaklanmıştır.
•Basına sansür getirilmiştir (Tanin, İstiklal, Tasvir-i Efkar, Aydınlık)

Çok partili düzenin henüz uygulanamayacağı görülmüştür. Ayaklanma, Laik devlet düzenini yıkmak isteyen ilk büyük ayaklanmadır.

İzmir Suikasti Girişimi (16 Haziran 1926)
•Mustafa Kemal'e ve inkılap hareketlerine muhalif olanların düzenlediği suikast girişimidir.

Serbest Cumhuriyet Fırkası (12 Ağustos 1930)
•Başkanı Fethi Okyar'dır.
•Ekonomide liberalizm ilkesini benimsemiştir.
•Rejim karşıtlarının odağı hâline gelince Fethi Bey tarafından 18 Aralık 1930'da kapatılmıştır.

Bu deneyim çok partili sisteme geçiş için elverişli koşulların henüz oluşmadığını ve Laiklik alanında yapılan inkılâpların yerleşmediğini göstermiştir. Türkiye'de I946 yılına kadar çok partili hayata geçiş denemesi yaşanmamıştır. (Demokrat Parti)

Menemen Olayı (23 Aralık 1930)

•Menemen’de Derviş Mehmet adlı bir kişi tarafından 23 Aralık 1930’da cumhuriyet karşıtı bir isyan çıkarılmıştır..
•İsyanı bastırmaya çalışan Asteğmen Kubilay öldürülmüştür.
•Yakalanan suçlular divanıharp tarafından cezalandırılmıştır.

Menemen Olayı da Şeyh Sait Ayaklanması gibi Laik Cumhuriyet yönetimini yıkmaya yöneliktir.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

2019- 2020 TARİH DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANLAR

ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE DENGE STRATEJİSİ (1774-1914) 1. BÖLÜM SLAYT