YAZININ GELİŞİMİ ( TARİH 9 2. ÜNİTE İNSANLIĞIN İLK DÖNEMLERİ 2. BÖLÜM)

Tarih ders notları, yks tarih ders notları, ayt tarih ders notları, tyt tarih ders notları, tarih özet, tarih 9 ders notları, tarih 10 ders notları, tarih 11 ders notları, inkılap tarihi ders notları, çağdaş Türk ve dünya tarihi ders notları, güncel tarih ders notları, özet konu anlatım, kısa tarih, yeni kitaba göre hazırlanmış ders notları, yeni müfredat tarih 

YAZININ GELİŞİMİ
Yazılı Kültürün Başlaması
Okullar
İlk Çağ’da Bilim
YAZININ GELİŞİMİ

İlk Çağ’da Mezopotamya’daki herkes elde ettiği ürünü, tanrının

evine yani mabede teslim etmek zorundaydı.
Rahipler, vatandaşların teslim ettiği ürünü tabletlere resmederdi.
Bunun sonucunda Sümerler, mabet ekonomisinin zorunluluğu ile sembol yazısını (piktograf) icat etti.
Sümerlerin kullandığı ilk yazılı kil tablet örneklerine Uruk kentinde rastlanmıştır.
Sümerlerde, okullara “Tablet Evi” adı verilmekteydi.

Piktografik Yazı 

Bu yazı, sembol şeklindeki işaretlerden oluşmuştur.
Piktografik yazıda avuç içine sığabilecek bir kil tablet üzerine kareler çizilir ve anlatılmak istenenler 
sembollerle verilirdi. 
Yazı yaygınlaştıkça semboller giderek küçülmüş ve işaret kümeleri hâline gelmiştir. 
İşaretler çiviye benzetildiği için bu yazıya “çiviyazısı” denmiştir.

Yazılı Kültürün Başlaması

Sümerlerden sonra çivi yazısı Akad, Babil  Asur, Hitit ve Urartu gibi medeniyetler  tarafından geliştirilmiştir. 
Hiyeroglif yazısını kullanan Mısırlılar, yazı aracı olarak papirüs  ve fırça gibi araçlar kullanmıştır.  Böylece yazının taşınabilirliği kolaylaşmıştır. 
Mısır yazısı, 24 sessiz harften oluşan Fenike alfabesinin gelişmesine de model olmuştur. Bu alfabeden Sami, sonrasında da Latin alfabesi geliştirilmiştir.
İlk kez Bergama’da hayvan derisinden üretilen parşömenler birleştirilerek kitap hâline getirilmiştir. 
Çin medeniyeti ise tekstilden yapılan kâğıdı üretmiştir. 
VIII ve IX. Yüzyıllarda İslam medeniyeti kâğıt üretimini yaygınlaştırmıştır.

İlk Çağ’da Bilim

Bilimin konusu; eski çağlarda din, efsane, felsefe gibi ruhsal ve el sanatları, tarım gibi günlük ihtiyaçları gidermeye yönelik konulardır.
Eski dünyada gözlem ve tecrübe yoluyla elde edinilen bilgiler zamanla astronomi, coğrafya ve tıp gibi bilimlerin doğmasına kaynaklık etmiştir.
Mezopotamya’da kullanılmıştır. Mezopotamya uygarlıkları, ziggurat adı verilen tapınaklarda gözlem yaparak gök biliminde bilimsel gözlem yöntemini keşfetmişlerdir.
Ay ve Güneş tutulmalarını hesaplayan bu medeniyetler; Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn gibi gezegenlerin de varlığından haberdardır. 
Ayrıca bir yılın uzunluğunu bugünkü hesaba göre sadece 4,5 dakikalık bir hata ile bulmuşlar ve bu birikimleriyle takvim yapmışlardır.
Eski çağlarda hastalıklarla mücadele etmesi gerektiğini anlayan insanoğlu bu hastalıkları tedavi etmek amacıyla elindeki bilgileri kullanarak tıp ilminin ilk gelişmelerini ortaya çıkarmıştır.
Amasya’da yaşamış ve coğrafya konusunda çalışmış Strabon, Anadolu ve çevresinde yaptığı geziler sonucunda on yedi bölümden oluşan “Coğrafya” isimli eseri yazmıştır.

Not: Ünitenin devamına www.tarihkursu.com /ders notları bölümünden ulaşabilirsiniz.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE DENGE STRATEJİSİ (1774-1914) 1. BÖLÜM SLAYT

22- YERLEŞME VE DEVLETLEŞME SÜRECİNDE SELÇUKLU TÜRKİYESİ,ANADOLU'DA KURULAN İLK TÜRK BEYLİKLERİ, TÜRKİYE SELÇUKLULARI