KAVİMLER GÖÇÜ - TARİH 9 4. ÜNİTE İLK VE ORTA ÇAĞLARDA TÜRK DÜNYASI 4. KONU

Tarih ders notları, yks tarih ders notları, ayt tarih ders notları, tyt tarih ders notları, tarih özet, tarih 9 ders notları, tarih 10 ders notları, tarih 11 ders notları, inkılap tarihi ders notları, çağdaş Türk ve dünya tarihi ders notları, güncel tarih ders notları, özet konu anlatım, kısa tarih, yeni kitaba göre hazırlanmış ders notları, yeni müfredat tarih , tarih pdf

KAVİMLER GÖÇÜ

Kavimler Göçü Ne Getirdi?
Avrupa Hun Devleti
Hazar Devleti
Karluklar
Avar Hakanlığı

Türgişler
Başkırtlar

Bulgarlar
Oğuzlar
Kıpçaklar
Kırgızlar
Macarlar

KAVİMLER GÖÇÜ


Asya Hun Devleti’nin zayıflaması ve yıkılış sürecine girmesiyle bazı Türk boyları, Çin’in baskısı ve ekonomik nedenlerle de I. Yüzyıldan itibaren batıya doğru göç etmiştir.
IV. yüzyılın başlarında Roma İmparatorluğu’nun sınırları dışında yaşayan Germen kavimleri, geçim kaynaklarının yetersizliği nedeniyle güneye Roma İmparatorluğu’nun Ren-Tuna nehirleri hattındaki sınırlarına yığılmıştır.
Diğer taraftan Hun Türkleri batıya doğru harekete geçtiklerinde, önlerine çıkan ve Romalılarca barbar olarak nitelendirilen kavimleri (Germenler, Ostrogotlar, Vizigotlar gibi) batıya doğru sürükleyerek yerlerinden etmiştir.
Hunlardan kaçan bu kavimler, Roma sınırlarına yığılmış başka kavimleri domino taşı etkisiyle itmiş ve bu topluluklar 376 yılında kitleler hâlinde Roma İmparatorluğu topraklarına girmiştir. 
Tarihte bu büyük nüfus hareketine Kavimler Göçü denilmektedir.

KAVİMLER GÖÇÜ NE GETİRDİ?

Kavimlerin hareketiyle Avrupa Kıtası’nda büyük bir kargaşa yaşandı.
Günümüz Avrupa milletlerinin temelleri atıldı.
Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.
Avrupa Hun Devleti kuruldu.
Avrupa’da feodalite güç kazandı ve skolastik düşünce gelişti.
Avrupalılar, Türk kültürünü tanıdı.

AVRUPA HUN DEVLETİ

Hunlar, IV. yüzyılın ortalarında Don ve Volga ırmakları
 arasındaki, Alanların hâkim olduğu toprakları ele geçirmiştir.
Balamir idaresinde batıya doğru harekete geçen Hunlar, önlerine çıkan kavimleri yerlerinden etmekle kalmamış aynı zamanda Avrupa içlerine kadar da ilerlemişlerdir.
Balamir’den sonra hükümdar olan Uldız, Doğu Roma İmparatorluğu baskı altında tutulurken Batı Roma İmparatorluğu’yla dostluk kurmuştur. 
422 yılında Rua, Doğu Roma entrikalarını etkisiz hâle getirmek için Balkan Seferi’ne çıkmış ve Doğu Roma’yı vergiye bağlamıştır.
Rua’dan sonra hükümdar olan Attila, devlete en parlak dönemini yaşatmıştır. 
Attila tahta çıktıktan sonra ilk olarak Doğu Roma İmparatorluğu’yla 434 yılında Margus Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşma ile Attila, Doğu Roma’yı vergiye bağlayarak batıdaki hâkimiyetini pekiştirmiştir.

Attila, 447 yılında Doğu Roma’nın barış şartlarına uymaması üzerine Balkan Seferi’ne çıkmış ve Doğu Roma’yla Anatolios Antlaşması’nı imzalamıştır.
 Bu antlaşmayla birlikte Attila, devletinin dış siyasetini değiştirmiş ve Batı Roma İmparatorluğu üzerine yönelmiştir.
Başkentin düşeceğinden endişe eden Romalılar 452 yılında, Papa I. Leo (Lio) başkanlığında bir barış heyetini Attila’ya göndermiş ve ondan Roma’yı esirgemesini istemiştir.
Papa’nın güvence isteğini kabul eden Attila, böylece Batı Roma’ya üstünlük sağlamıştır.
Attila, bu sefer dönüşünde ölmüş ve yerine sırasıyla oğulları İlek, Dengizik ve İrnek geçmiştir. İrnek Dönemi’nde Avrupa’da tutunamayacağını anlayan Hunlar, Karadeniz’in kuzeyine çekilmiştir.

ATTİLA

Attila, Avrupa Hun Devleti’ne en parlak dönemini yaşatmıştır.
Avrupa’nın pek çok yerinde yüzyıllar boyu onun hakkında efsaneler türemiştir. 
Bu efsanelerin en meşhuru ise Attila’nın, Savaş Tanrısı Ares’in kılıcına sahip olduğu ve bu nedenle bütün dünyaya hükmedeceği inancıdır.
Onun savaşlarını konu alan Almanların meşhur Nibelungen Destanı, Attila’yı (Etzel) babacan, iyiliksever ve yüksek vasıflı bir hükümdar olarak tanıtmaktadır

HAZAR DEVLETİ

VII-XI. yüzyıllar arasında Karadeniz ile Kafkas dağlarının kuzeyinde ve İdil (Volga) Nehri dolaylarında hüküm sürmüştür.
Hazarlar tarih sahnesine Sabar Türkleri’nin devamı olarak çıkmıştır. 
Batı Kök Türk Devleti yıkılınca Hazarlar bağımsızlıklarını ilan etmiştir. Hazarlar, Museviliği benimseyen tek Türk devleti olup ülkesinde farklı dinleri barındırmıştır. 
Hazar ismi günümüzde Hazar Denizi adında yaşamaya devam etmektedir.

KARLUKLAR

Kök Türklerin hâkimiyeti altında yaşamış olan Karluklar, II. Kök Türk Devleti’nin yıkılmasında ve Uygur Devleti’nin kurulmasında etkili olmuştur.
751 Talas Savaşı’nda Çinlilere karşı Müslüman ordusunun yanında yer almıştır. 
840’ta Uygur Kağanlığı’nın yıkılması üzerine kendini Kök Türkler’in halefi kabul eden Karluk Hükümdarı Bilge Kül Kadir Kağan “Kara Han” unvanını almıştır. 
Böylece Karluklar değişiklik geçirerek aynı zamanda Orta Asya’da ilk Türk İslam devleti olan Karahanlılar’a dönüşmüştür.

AVAR HAKANLIĞI

Asya Hun Devleti’nin yıkılmasından sonra IV. yüzyıl sonlarında, Moğolistan’da kurulmuştur. 
I. Kök Türk Devleti; Avar Hakanlığı’na son verince Avarlar, Batı’ya göç etmiş ve Bayan Han zamanında Orta Avrupa’da devlet kurmuşlardır. 
İstanbul’u iki kez kuşatan Avarlar, Germen ve Slavları yönetim, askerlik ve sanat alanlarında etkilemiştir.
Avarlar Hristiyanlığı kabul etmişlerdir.

TÜRGİŞLER

Kök Türk Hakanlığı’nın batıdaki kalabalık boylarından biri olarak İli Nehri dolaylarında yaşamıştır. 
Emevilerle mücadele ederek Arapların, Orta Asya’da hâkimiyet kurmasını engellemiştir.
Türgişler kendi adlarına para bastırmışlardır.

BAŞKIRTLAR

Orta Asya Türk kavimlerinden olup, Ural Dağlarının kuzey ve doğu kısımları ile İdil’in kuzey kesimini oluşturan bozkırlarda yaşamıştır. 
Yaşadıkları bölgeye Başkırdistan olup buranın başşehri Ufa’dır. 
Başkırtların aslı Türkistan’ı terkederek kuzeye yönelen ve sonra batıya geçen Kıpçak Türkleri’ne dayanmaktadır.

BULGARLAR

II. yüzyılda Orta Asya’dan Avrupa’ya başlayan göçle 
ilk olarak Hazar Denizi-Karadeniz arasındaki topraklara yerleşmiştir.
VI. yüzyılın sonlarına doğru Kuban Nehri, Azak Denizi ve Karadeniz Bölgesi’nde yaşayanların katılmasıyla Han Kubrat’ın (Kurt) liderliğinde Büyük Bulgar Devleti kurulmuştur.
Büyük Bulgar Devleti’nin yıkılmasından sonra 680’de Otuz-Ogurlar’dan bir grup İtil (Volga) Bulgar Devleti’ni kurmuştur. Ticari ilişkiler sonucu, İslamiyet’le tanışan Bulgarlar, X. yüzyılın ilk yarısında İslamiyet’i kabul etmişlerdir. Doğu Avrupa’da Türk İslam kültürünün temsilcisi olmuşlardır. 
Dobruca’nın güneyinde Asparuh (679-702) tarafından kurulan Tuna Bulgar Devleti ise Boris Han Dönemi’nde Hristiyanlığı resmen kabul etmiştir.

OĞUZLAR

630-682 yılları arasında Dokuz-Oğuz Kağanlığı altında toplandılar. 
Daha sonra Kök Türk ve Uygur hâkimiyetine giren Oğuzlar, X. yüzyılda Oğuz Yabgu Devleti’ni kurdular. 
X. yüzyılın sonlarına doğru İslamiyet’i kabul eden Oğuzlar, Büyük Selçuklu ve Osmanlı gibi cihanşümul devletler kurmuşlardır.

KIPÇAKLAR

Batı Kök Türk topluluklarından olup kaynaklarda çoğunlukla Kumanlar adı altında anılmıştır. 
XI. yüzyılda Güney Rusya’ya gelerek burayı ele geçiren Kıpçaklar, Bizans’a karşı akınlar düzenlemiştir.
1250’de Mısır’da kurulan Memlûklular Devleti kısa bir süre sonra Kuman-Kıpçak Türklerinin eline geçmiştir. 
Zaman içerisinde bir kısmı Hristiyanlığı benimseyen Kıpçakların bir kısmı da Kırım, Kafkaslar ve İdil Bulgarları ülkesinde Müslüman olmuştur.

PEÇENEKLER

IX-XII. yüzyıllarda Karadeniz’in kuzeyindeki steplerde yaşamıştır. 
Oğuzlar ve Hazarların baskısı sonucunda Karadeniz’in kuzeyindeki topraklara gelerek Macarlar’ı buralardan uzaklaştırmıştır.
Peçenekler ilk defa 1035’te Tuna’yı geçerek Bizans topraklarına girmiş ve Bizans’a karşı akınlar düzenlemiştir. 
Bizans ordusunda paralı askerlik yapan Peçenekler, Malazgirt Savaşı’nda Bizans ordusundan ayrılarak Alp Arslan’ın ordusuna katılmıştır.

KIRGIZLAR

840 yılında Uygur Devleti’ni yıkarak Ötüken’de devlet kurdular. 
XIII. yüzyılda Moğolların, XIX. yüzyılda Rusların egemenliğine giren Kırgızlar, 1991 de bağımsız oldular. 
Türk edebiyatının en güzel örnekleri arasında yer alan Manas Destanı, Müslüman Kırgızlarla gayrimüslimler arasındaki mücadeleleri anlatır.

MACARLAR

Fin-Ugur kavimlerinin bir bölümü Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlara inerek Onugurlarla kaynaşmıştır. 
IX. yüzyılın başlarında Hazar egemenliği altında olan Macarlar, Peçeneklerin baskısıyla batıya doğru göç etmiştir. 
896’da Macaristan’a yerleşen Macarlar, Hristiyanlığı benimseyerek Türk kimliğini kaybetmiştir.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

2019- 2020 TARİH DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANLAR