EMEVİLER - TARİH 9 5. ÜNİTE İSLAM MEDENİYETİNİN DOĞUŞU 3. KONU

Tarih ders notları, yks tarih ders notları, ayt tarih ders notları, tyt tarih ders notları, tarih özet, tarih 9 ders notları, tarih 10 ders notları, tarih 11 ders notları, inkılap tarihi ders notları, çağdaş Türk ve dünya tarihi ders notları, güncel tarih ders notları, özet konu anlatım, kısa tarih, yeni kitaba göre hazırlanmış ders notları, yeni müfredat tarih , tarih pdf

EMEVİLER

Emevilerin kuruluşu
Kerbela Olayı
Mevali Siyaseti
Avrupa’da İslamiyet’in Yayılması

Endülüs’te Sanat

EMEVİLER (661- 750)

Hz. Ali’nin şehit edilmesinden sonra oğlu Hz. Hasan halife 

olarak kısa bir süre İslam topraklarının bir kısmını yönetti.
Ancak Muaviye’nin güçlü bir ordu kurup geniş topraklara hükmetmesi
 pek çok Müslüman’ın onun halifeliğini kabul etmesine neden oldu. 
Hz. Hasan gerek savaş yorgunu adamlarına güvenemediğinden gerekse Müslümanlar arasında daha fazla kargaşa olmasını istemediğinden 661 yılında Muaviye’nin halifeliğini kabul etti. 
Böylece halifelik, Emevi Hanedanlığı’na geçmiş oldu.

Muaviye, Kureyş kabilesinin Ümeyyeoğulları veya Emeviler koluna mensup olduğu için devlet, Emevi Devleti olarak adlandırılmıştır.

Muaviye, halifeliği kabilecilik anlayışı ve kılıç kuvvetiyle kazanmış ve daha sonra saltanata dönüştürmüştür.
Emevi orduları Türkistan yönündeki fetihlerde bulunmuştur.
İstanbul kuşatılmış ancak sonuç alınamamıştır. Meşhur sahabe Eyyup el Ensari bu kuşatmada hastalanarak vefat etmiştir.
Rodos, Sakız gibi adalar alınmıştır.

Emevilerde Muaviye zamanında, toplanan bir şûranın aldığı karar doğrultusunda oğlu Yezid, İslam tarihinde ilk defa veliaht tayin edilmiş babasının ölümünden sonra da halife olmuştur.

Hz. Ali’nin oğlu Hz. Hüseyin de Yezid’e bağlılığını bildirmemiş ve Kerbela denilen yerde ailesi ve akrabalarıyla birlikte şehit edilmiştir. 
Bu acı olay Müslümanları çok üzmüş ve Yezid ile Emevi hanedanlığına karşı toplumda bir tepki oluşmuştur. 
Bu olay, iki taraf arasındaki (Şia-Sünni) tarihî sınırın kesin çizgisi olmuştur.
Emeviler Dönemi’nde siyasi çekişmeler neredeyse hiç bitmemiştir. Ancak sekizinci Emevi halifesi olan Ömer bin Abdülaziz Dönemi farklıdır. 
Bu dönemde mevalilerden alınan cizye vergisi kaldırılarak ayrımcılığa son verilmiş ve toplumun her kesimini kucaklayan bir yönetim sergilenmiştir. 
Bu yüzden Ömer bin Abdülaziz’e ilk dört halifenin yönetim anlayışına benzer bir yönetim sergilediği için beşinci halife denmiştir.
Halife Abdülmelik döneminde Arapça resmi dil olarak 
ilan edildi ilk İslam parası bu dönemde bastırıldı. 
I. Velid’in halifeliği döneminde Horasan Valisi Kuteybe bin Müslim, Maveraünnehir Bölgesi’nde pek çok şehri fethetmiştir.
Buhara, Semerkand ve Harezm gibi önemli Türk şehirleri onun zamanında Emevi hâkimiyetine girmiştir. 
Fakat Emevilerin uyguladığı politikalar nedeniyle bu dönemde İslamiyet Türkler arasında yayılmamıştır.
İspanya’ya gönderilen Tarık bin Ziyad, Gotları mağlup etmiş (Kadiks Savaşı 711) ve belirli aralıklarla yapılan seferlerle bütün İspanya fethedilmiştir. 
Emevilerin, Avrupa kıtasındaki ilerlemeleri 732 yılında Franklarla yapılan Puvatya (Poitiers veya Puvatiye) Savaşı’nda İslam ordusunun yenilmesiyle Prene Dağları’nda son bulmuştur.


EMEVİLERİN YIKILIŞI (750)


Zamanla hanedan üyeleri arasındaki iktidar mücadeleleri ve uygulanan politikalardan memnum olmayan halkın isyanlarıyla Emevi Devleti zayıflamış ve Abbasilerin isyanıyla da yıkılmıştır.
Emevilerin yıkılma nedenleri:
Son dönemdeki halifelerin kötü yönetimi, 
Hanedan üyeleri arasındaki mücadeleler, 
Toplumdaki kabilecilik anlayışı, 
Kerbela Olayı’ndan ötürü halkın bir kısmında Emevi ailesine karşı oluşan nefret 
Arap olmayan unsurların dışlandığı mevali politikası.

MEVALİ NEDİR?

Azad edilmiş köle anlamına gelen mevali tabiri; ilk İslam fetihlerinden sonra kendi arzularıyla Müslüman olan ve çoğunluğunu Türkler, İranlılar, Berberiler ve Kıptiler’in oluşturduğu Arap olmayan Müslümanlar için de kullanılır. 

Emeviler Dönemi’nde mevalilerden fazla vergi alınmıştır. 
Bu yüzden Emeviler Dönemi’nde topraklar çok genişlese de İslam’ın diğer milletlerce kabulü aynı oranda olmamıştır.

ENDÜLÜS EMEVİ DEVLETİ (756- 1031)

Emevilerden sonra Abbasi Devleti, Endülüs topraklarını 
merkezden gönderdiği valilerince yönetmeye başlamıştır. 
Ancak 756 yılında Emevi ailesine mensup Abdurrahman bin Muaviye Kurtuba’ya gelmiş ve yönetimi devralmıştır. Böylece Emevi Devleti kurulmuştur. 
Endülüs Emevileri günümüzdeki bütün İspanya ve Portekiz topraklarına hâkim olmuştur.
Emevi Devleti’nin iç sıkıntılar yaşadığı dönemlerde Hristiyan İspanyol krallıklarının saldırılarıyla devlet topraklarının bir kısmını kaybetmiş ve daha sonra yıkılmıştır.



ENDÜLÜS EMEVİ DEVLETİ SONRASI İSPANYA

Endülüs Emevi Devleti’nin yıkılmasından sonra İspanya’da; 
Bağımsız Emirlikler Dönemi (1031-1091), Murâbıtlar Dönemi
 (1091-1147), Muvahhidler Dönemi (1147-1229) ve en sonunda Beni Ahmer Devleti Dönemi (1238-1492) yaşanmıştır.
1469’da Kastilya Kraliçesi Isabella (İsabela) ile Aragon Kralı Ferdinand (Ferdinan) evlenmiştir. 10 yıl sonra bu iki krallık birleşmişler ve 1492 yılında Beni Ahmer Devleti’ni yıkmışlardır.
Bölgedeki Müslümanlar zorla Hristiyanlaştırılmaya çalışılmıştır. 
Hristiyanlığı kabul etmeyen halk, 1492 yılından itibaren başta Kuzey Afrika olmak üzere değişik coğrafyalara göç etmek zorunda kalmıştır. 
Bu göçler esnasında buradaki Müslüman ve Yahudilere, Osmanlı Devleti’nin büyük yardımları olmuştur.

ENDÜLÜS MEDENİYETİ VE BATI

Endülüs, Müslümanlar idaresinde yüksek ve parlak  bir medeniyetin doğuşuna beşiklik etmiştir. 
Aynı dönemde Batı’da akli faaliyetlerin yasaklanması nedeniyle karanlık bir dönem yaşamış ve Batılılar, Müslümanların kültürel gelişmesini fark edememiştir.
Hristiyanlar ancak Haçlı Seferleri’yle birlikte İslam medeniyetini yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Batılılar, Arapça eserleri kendi dillerine tercüme etmeye başlamıştır.
XII. yüzyılın başlarında Tuleytula başpiskoposunun Bağdat'taki Beytü’l-hikme’ye benzer bir müessese kurmasıyla tercüme faaliyetleri sistemli hale geldi.
Orta Çağ Avrupası bu sayede eski Yunan felsefesini ve özellikle Aristo’yu tanıma
imkânını bulmuştur. Böylece Avrupa’da bir zihin inkılabı meydana gelmiştir.

İbn-i Rüşd; Aristo üzerine yazdığı şerhlerden başka 
“Tehafütü Tehafüti'l-felâsife” adlı eseriyle Avrupa'da 
itibar edilen bir filozof hâline gelmiştir. 
Eserleri, Paris Üniversitesinde ve öteki akademik kurumlarda okutulan kitaplar arasına girmiştir.
Yahudi ve Hristiyan ilahiyat çevrelerine etki eden Musa b. Meymun ve İbn-i Bacce; Albert Magnus (Albırt Megnıs), Spinoza (Sipinoza) ve hatta lmmanual Kant (İmanuel Kant) gibi Avrupalı bilim insanlarını etkilemiştir. 
Tıp alanında yapılan tercümeler sayesinde, XII. yüzyıla kadar Avrupa’da hâkim olan batıl anlayış, yerini modern anlamda tedavi usullerine bırakmıştır.
Pirinç, şeker kamışı ve pamuğu İspanya'ya ve dolayısıyla öteki Avrupa ülkelerine ilk tanıtanlar Endülüs Müslümanlarıdır. 
Suyun buharlaşarak azalmasını önlemek için yer altından kanallarla naklîni İspanya'da ilk defa Müslümanlar uygulamıştır.

İslam mimarisi fethedilen yerleri etkilemiş ve buradaki mimariden de etkilenmiştir. 
Kurtuba Camisi ve El Hamra sarayı günümüze kalan önemli mimari eserlerdendir.
XII. yüzyıldan itibaren bazı İspanyol ve Portekiz krallarının yaptırdıkları saraylar, Kurtuba'daki sarayların adeta birer kopyasıdır. 
Kitabeleri bile Arapça yazılmış olan bu saraylara, Sevilla Alkazar'ı en güzel örnektir.



Not: Ünitenin devamına www.tarihkursu.com /ders notları bölümünden ulaşabilirsiniz.








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

2019- 2020 TARİH DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANLAR

ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE DENGE STRATEJİSİ (1774-1914) 1. BÖLÜM SLAYT