OSMANLI DEVLETİ’NDE MODERN ORDU TEŞKİLATI VE YURTTAŞ ASKERLİĞİ - TARİH 11 4. ÜNİTE DEVRİMLER ÇAĞINDA DEĞİŞEN DEVLET-TOPLUM İLİŞKİLERİ 2. KONU

Tarih ders notları, yks tarih ders notları, ayt tarih ders notları, tyt tarih ders notları, tarih özet, tarih 9 ders notları, tarih 10 ders notları, tarih 11 ders notları, inkılap tarihi ders notları, çağdaş Türk ve dünya tarihi ders notları, güncel tarih ders notları, özet konu anlatım, kısa tarih, yeni kitaba göre hazırlanmış ders notları, yeni müfredat tarih , tarih pdf

OSMANLI DEVLETİ’NDE MODERN ORDU TEŞKİLATI VE YURTTAŞ ASKERLİĞİ



Zorunlu Askerlik Sisteminden Ulus Devlete
Osmanlı Devleti’nde Modern Ordu Kurma Çabaları
Nizam-ı Cedid Ordusu
Yeniçeri Ocağının Kaldırılması ve Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyenin Kurulması
Düzenli Orduyu Devam Ettirme Çabaları



ZORUNLU ASKERLİK SİSTEMİNDEN ULUS DEVLETE

Zorunlu askerlik sisteminin başlangıcı Fransız İhtilali’ne dayanırken modern ordu kurma fikri XVI. yüzyılda Niccolo Machiavelli (Nikola Makyavelli)  tarafından ortaya atıldı.
Millî bir devlet kurma fikri, zorunlu askerliğe dayalı millî bir ordu kurma fikrinin doğmasına sebep oldu.
Fransa’da cumhuriyetin ilanından sonra çıkan ayaklanmaları bastırmak için daha fazla askere ihtiyaç duyuldu. Bu ihtiyacı karşılamak için seferberlik kararnamesi ilan edildi. Kararnameye göre her Fransız erkek, asker kabul edildi. Bu kararname ile zorunlu askerlik uygulanmaya başlandı. Bu uygulama Avrupa devletlerinde hızla yayıldı.

Ulus devletler zorunlu askerlikle güçlü bir ordu kurmayı hedefledi ve aynı zamanda farklı statülere bölünmüş topluluktan eşit vatandaşlığa geçişi sağladı.

OSMANLI DEVLETİ’NDE  MODERN ORDU KURMA ÇABALARI 

NİZAM-I CEDİD ORDUSU

III. Selim’den itibaren askerî alanda geniş çaplı ıslahatlar yapıldı.
Yeniçeri Ocağında ilk bozulmalar XVI. yüzyıl ortalarında başladı. 
Yeniçerilerin evlenmeye başlaması ve  Askerlik dışında başka mesleklerle uğraşması onları talim yapmaktan uzaklaştırdı. Bu durum onların askerlik yeteneklerini zayıflattı. 
Sultan III. Murat Dönemi’nde askerlikle alakası olmayanların Yeniçeri Ocağına alınması orduda bozulmayı hızlandırdı.
Yeniçeriler orduda asker sayımına karşı çıktıkları için savaştan kaçanlar veya şehit olanlar tespit edilememekteydi ve bunların maaş defterleri (mevacip veya esame defteri) bir senet gibi alınıp satılmaktaydı.
Orduda, liyakate dayalı belirli bir tayin ve terfi sisteminin bulunmayışı rüşvet ve iltimasın önünü açtı. Böylece askerlikle alakası olmayan kişilerin orduya girmesi ordudaki disiplinin bozulmasına neden oldu.

Osmanlı ordusunda çağa uygun bir yapılanmayı gerçekleştirme 
girişimlerinin başlangıcı “Nizam-ı Cedit” askerî birliklerinin kurulmasıdır. 
III. Selim Yeniçeri Ocağı dışında yeni bir askerî birlik kurdu. 1792’de İstanbul’da Levent Çiftliği’nde yeni askerî birlikler eğitim ve öğretime başladı.
Nizam-ı Cedit ordusu kurulurken mevcut ocakların ıslahı için de çaba gösterildi, yeniçerilere ise dokunulmadı.
Fransa, İngiltere ve İsveç’ten mühendisler ve ustalar getirtilerek Tophane’de önemli düzenlemeler yapıldı.

III. Selim Osmanlı Devleti’nde Modern Topçu Ocağının temelini atan kişi oldu.

Nizam-ı Cedit Ocağının gelişmesiyle Üsküdar’da Selimiye Kışlası inşa edildi.
Yeni düzenlemelerle “Bostancı Tüfenkçisi Ocağı” kuruldu.
Yeni birliklerin giderlerini karşılamak amacıyla İrad-ı Cedit Hazinesi kuruldu. 
XIX. yüzyılın başlarından itibaren İstanbul dışında Rumeli ve Anadolu’da Nizam-ı Cedit birlikleri oluşturuldu.
Kabakçı Mustafa İsyanı sonucu padişahın tahttan indirilmesi ve öldürülmesi (1807) bu faaliyetlerin başarıya devam etmesini engelledi. 
III. Selim’in öldürülmesiyle İstanbul’daki Nizam-ı Cedit birlikleri dağıtıldı, taşradaki kışlalar yıktırıldı.


YENİÇERİ OCAĞININ KALDIRILMASI VE ASÂKİR-İ MANSÛRE-İ MUHAMMEDİYENİN KURULMASI

II. Mahmut’un tahta çıkmasını sağlayan Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa, kendine bağlı askeri kuvvetleri olan güçlü bir sadrazamdı. 
Önce Nizam-ı Cedit’in benzeri olarak Sekban-ı Cedit Ocağını kurdu.
1808’de Alemdar Mustafa Paşa’nın Sekban-ı Cedit kuvvetleri ile halk ve yeniçeriler arasında adeta bir iç savaş yaşandı. Yeniçeriler, Alemdar Mustafa Paşa’yı öldürüp saraya doğru harekete geçti.
II. Mahmut, Osmanlı Hanedanı’nın tek erkek üyesi olarak kalmak için IV. Mustafa’yı idam ettirdi. Yeniçeriler  II. Mahmut’u kabullenmek zorunda kaldı.
Bu yaşananlar artık Yeniçeri Ocağının işlevini yerine getiremediğini ve kesinlikle kaldırılması gerektiğini ortaya koydu.
1826 yılında Yeniçeri Ocağı kaldırılarak yerine 
Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye ordusu kuruldu.

ASÂKİR-İ MANSÛRE-İ MUHAMMEDİYE

Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye ordusu zorunlu askerliğe tabi olduğundan paralı askerlik sistemi de kaldırılarak millî orduya geçişte önemli bir adım atılmış oldu. 
Asker ihtiyacı Müslüman halkın 15-25 yaş arası gençlerinden karşılanmaktaydı.
Kişinin askerlikten ayrılıp sivil hayata dönebilmesi, ticaret veya ziraatla uğraşabilmesi ve emekliliğe hak kazanabilmesi için on iki yıl askerlik hizmeti yapması gerekiyordu. 
Bekârlara yüzbaşı mülâzımı (teğmen) olana kadar evlenmek yasaktı ancak evli olanların orduya girmesine engel yoktu.
Yeni ordunun üniforma, bot ve diğer teçhizatının karşılanması amacıyla feshane, debbağhane (deri imalathanesi) ve iplikhane adlarıyla imalathaneler kuruldu.

Prusya’dan piyade, süvari ve topçu subaylar getirildi.
Modern harp sanatını öğrenmek amacıyla Avrupa’ya öğrenci gönderildi. 
Askerî talim ve yürüyüşlerin önemli unsurlarından olan bando ihtiyacını karşılamak üzere Mehterhâne kaldırılarak yerine Mızıka-i Hümâyun kuruldu (1834) ve başına devrin önde gelen müzik adamlarından İtalyan Giuseppe Donizetti (Cuseppe Donizetti) getirildi.
Yeni ordunun giderlerini karşılamak için “Asâkir-i Mansûre Hazinesi” kuruldu.
Tıbbiye ve Harbiye mektepleri modernleşme ve ilerleme hareketlerinde birinci derecede rol oynadı. Yabancı hocaların buralarda ders vermesi nedeniyle Batı aydınlanma düşüncesinin ve Batı siyaset anlayışının Osmanlı Devleti’ne girmesinde etkili oldu. 
1836 yılında askerî işleri görüşüp karara bağlayacak olan Dâr-ı Şûra-yı Askerî (Askerî Şûra) adlı yüksek danışma kurulu oluşturuldu.

DÜZENLİ ORDUYU DEVAM ETTİRME ÇABALARI

1815 yılından sonra Fransa’da ilk uygulaması görünen 
kura ile askere alma işlemi, 1843 yılında yapılan 
düzenlemeyle Osmanlı Devleti’nde de kabul edilmişti.
Kurada ismi çıkanların, kendi yerlerine “bedel-i şahsi” adıyla bir başkasını vekil olarak göndermesi mümkün olduğu gibi “bedel-i nakdî” ödemek suretiyle askerlik vazifesini bedeli karşılığı yerine getirmeleri de mümkün hâle getirildi. Bu uygulamaya bedel-i askerî denir.
Osmanlı devlet adamları da Müslümanlarla gayrimüslimlerin aynı orduda görev yapmalarına sıcak bakmıyorlardı fakat Tanzimat yönetimi Osmanlı birliğini korumak ve halkı kaynaştırmak için ilk kez Rumlara deniz kuvvetlerinde askerlik yaptırdı. 

Askere alınacak gayrimüslimlerden cizye alınmayacaktı ancak ortaya çıkan bazı sorunlar yüzünden bu karar uygulanmadı. Daha sonra ise Müslüman olamayanların bedel-i nakdî veya bedel-i şahsi ödeyerek askerlikten muaf tutulmaları yoluna gidildi. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

2019- 2020 TARİH DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANLAR

ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE DENGE STRATEJİSİ (1774-1914) 1. BÖLÜM SLAYT