DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİNDE TÜRKİYE’DE MEYDANA GELEN SİYASİ, SOSYOKÜLTÜREL VE EKONOMİK GELİŞMELER





Tarih ders notları, yks tarih ders notları, ayt tarih ders notları, tyt tarih ders notları, tarih özet, tarih 9 ders notları, tarih 10 ders notları, tarih 11 ders notları, inkılap tarihi ders notları, çağdaş Türk ve dünya tarihi ders notları, güncel tarih ders notları, özet konu anlatım, kısa tarih, yeni kitaba göre hazırlanmış ders notları, yeni müfredat tarih , tarih pdf

3. ÜNİTE SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ

DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİNDE TÜRKİYE’DE MEYDANA GELEN SİYASİ, SOSYOKÜLTÜREL VE EKONOMİK GELİŞMELER

Toprak Reformu ve Demokrat Partinin Kurulma Süreci

-Türkiye’de 1930’lu yıllarda gündeme gelen toprak reformu, devlete veya şahıslara ait tarım arazilerinin tarım üretiminde çalışan ve üretim için yeterli toprağa sahip olmayan kişilere dağıtılmasıdır.
-II. Dünya Savaşı’nın sona ermesi ile 1945’te Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (ÇTK) mecliste gündeme geldi.
-Adnan Menderes’in önderliğini yaptığı ve aralarında Refik Koraltan, Emin Sazak gibi siyasetçilerin bulunduğu grup yasaya muhalif oldu.
-Muhalif milletvekilleri tasarının ülke gerçeklerine uygun olmadığını belirterek tasarıyı hazırlayanların karşısında yer aldı.
-1945 bütçe görüşmelerinden sonra yaşanan süreç sonucunda güven oylamasına giden hükûmete karşı Adnan Menderes, Celal Bayar , Refik Koraltan , Fuat Köprülü , Emin Sazak, Hikmet Bayur, Recep Peker gibi milletvekilleri güvensizlik oyu kullandı.


Demokrat Partinin Kurulması ile Türkiye’de Yaşanan Bazı Gelişmeler

- CHP iktidarı Türkiye tarihinde ilk olarak tek dereceli seçim sistemini kabul etti.
- Gazete kapatma yetkisi hükûmetten alınarak mahkemelere verildi.
- Üniversitelere özerklik verildi.
- Köylü ve işçilerin desteğini kazanmak için Toprak Mahsulleri Vergisi kaldırıldı.
-Tek partili sistem, 18 Temmuz 1945’te Millî Kalkınma Partisinin kurulmasıyla sona erdi.
-7 Haziran 1945'te CHP grubuna verilmek üzere Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü tarafından hazırlanan, Anayasa ve demokrasiye uygun hareket edilmesi çağrısını içeren önerge Türk siyaset tarihine "4'lü takrir" olarak geçmişti.
-3 Aralık 1945’te CHP milletvekilliğinden ayrılan Celal Bayar yaptığı basın toplantısında arkadaşları Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan ile yeni bir parti kuracaklarını, partinin adının Demokrat Parti olacağını ifade etti.
- Demokrat Parti 7 Ocak 1946’da resmen kuruldu.
-Celal Bayar’ın genel başkanlığa getirildiği Demokrat Partinin diğer kurucu ve yöneticileri;
Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan oldu.
-1946 seçimleri sonucunda iki siyasi parti (CHP ve DP) meclise girdi.
-1946-1950 yılları arasında iki parti arasında gerginlikler yaşansa da TBMM, çok partili hayatın gerektirdiği yasal değişimleri yaptı.


1948’de Seçim Kanunu’nda değişiklikler yapıldı.
- Seçim kurullarının yapısı değiştirilerek katılım genişletildi.
- Oyların kapalı oy verme yerinde verilmesi zorunlu tutuldu, böylece gizli oy ilkesi güvence altına alındı.
- Seçime katılan siyasi partilerin birer temsilcisi, oyların sandığa atılması ve sandığın açılıp oyların sayılması sırasında seçim kurul ve komisyonlarında hazır bulunmaya yetkiliydi.
-Demokrat Parti bu yenilikleri yeterli bulmadı.
-16 Şubat 1950’de Milletvekilleri Seçim Kanunu tamamen yenilendi.
-TBMM, 24 Mart 1950 günlü oturumunda milletvekilleri seçimlerinin yenilenmesine karar verdi.
-14 Mayıs 1950 seçimleri büyük bir olgunluk ve sükûnet içinde geçti.
-Beyaz İhtilal olarak adlandırılan bu seçimle seçmenler, 27 yıllık tek parti iktidarına son vererek DP’yi iktidara taşıdı.


Demokrat Parti Döneminde Ekonomik ve Sosyokültürel Gelişmeler
-1950 seçimlerinden başarı ile çıkan DP, liberal görüşlere sahip bir parti olarak çalışmalarını sürdürmüştür.
-DP iktidarının ilk yıllarında ülkenin çehresi değişmiş, kara yollarına verilen önem sayesinde köylünün pazara ve kente ulaşması kolaylaşmıştır.
-Traktör sayısındaki büyük artış yaşanmış, tarım politikaları köylünün yaşam standartlarını artırmıştır.
-Tarımda modernizasyonla birlikte akarsular sulama ve enerji üretecek birer kaynak hâline getirilmiştir.
-Sanayi alanında Makina Kimya Enstitüsü Kurumu, Denizcilik Bankası, Et ve Balık Kurumu, Türkiye Çimento Sanayi Anonim Şirketi, Azot Sanayi Türkiye Anonim Şirketi, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, T.C. Turizm Bankası, Yem Sanayi Anonim Şirketi, Ereğli Demir Çelik Fabrikaları, Devlet Malzeme Ofisi gibi önemli kuruluşlar kurulmuştur.
-On yıllık DP döneminde din dersleri zorunlu hâle getirilerek İmam-Hatip okulları açılmış ve Köy Enstitüleri, İlk Öğretmen okulları ile birleştirilerek kapatılmıştır.
-Ezanın Arapça olarak okunması yasağı kaldırılmıştır.
-Köyden kente göçün bir ürünü olan ve 1970’li yıllarda doğan “arabesk” müzik için sosyal altyapı 1950’lerden itibaren oluşmaya başlamıştır.
-Klasik Türk müziğinin en büyük bestecisi olarak kabul edilen Sadettin Kaynak son dönemini yaşarken Münir Nurettin Selçuk’un yıldızı bu yıllarda parlamıştır.
- 1950-1960 yılları arasında resim sanatında başarılı sanatçılar eserlerini vermiştir.
-Türk sineması ayrı bir sanat olarak gelişme imkânı bulmuştur.
-İlk renkli Türk filmi olan Halıcı Kız’ın çekimleri, Muhsin Ertuğrul tarafından bu dönemde gerçekleştirilmiştir.
-Devlet Tiyatroları, 1954-1958 yılları arası Muhsin Ertuğrul yönetimiyle daha sonra da Cüneyt Gökçer ile başarıdan başarıya koşmuştur.
-“Üç Kemal” olarak adlandırılan Orhan Kemal, Yaşar Kemal ve Kemal Tahir’in 1954 yılından itibaren yayımladıkları köyü konu alan romanları köy edebiyatının ilk örnekleri olmuştur.
-Nurettin Topçu, Hilmi Ziya Ülken, Cahit Okurer, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Osman Turan, Mehmet Kaplan ve Remzi Oğuz Arık dönemin düşünce dünyasında ilk akla gelen isimlerdir.
-Yeni İslamcılık olarak adlandırılabilecek görüşün Necip Fazıl Kısakürek’ten Sezai Karakoç, Nuri Pakdil ve Rasim Özdenören çizgisine doğru gelişimi de bu yıllardan itibaren başlamıştır.
-1950’li yıllar güreş ve futbola ilgi duyulan yıllar olmuştur.
-Türk Millî Takımı ilk olarak 1954 Dünya Kupası’na katılmış, 1956 yılında da Macaristan’ı 3-1 yenerek adından söz ettirmiştir.


Gümüş Motor
-1956’da Necmettin Erbakan’ın girişimiyle Türkiye’nin ilk yerli motorunu üretmek için temeli atılan Gümüş Motor, 20 Mart 1960’ta dönemin Maliye Bakanı Hasan Polatkan tarafından açıldı.
- Gümüş Motor’un ülkede ortaya çıkardığı sanayileşme düşüncesi Türkiye’nin bir ziraat memleketi olarak kalmasını isteyen kesimleri rahatsız etti.
-Gümüş Motor’un hissedarlarından olan Şeker Şirketi, tüccarlardan hisseleri %75 değeriyle topladı.
-Şeker Şirketi hisselerin çoğuna sahip olunca Necmettin Erbakan, fabrika genel müdürlüğünden uzaklaştırıldı.
-Gümüş Motor artık Pancar Ekici Kooperatiflerinin söz sahibi olduğu bir firma oldu ve adı “Pancar Motor” olarak değiştirildi.


27 Mayıs 1960 Askerî Darbesi
- 1946’da tek parti dönemi sona erdi ve demokrasinin bir gereği olarak çok partili siyasi hayata geçildi.
- 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti, 1954 ve 1957 seçimlerini de kazandı.
- DP iktidarı 1955 yılına kadar sanayi, ekonomi ve tarımda gerçekleştirdiği atılımlarla halkın desteğini kazandı,
- DP’de iç rekabet ve muhalefet partileriyle arkası kesilmeyen yıpratıcı mücadeleler yaşandı.
- Halkın dinî duygularını sömürdüğü ileri sürülerek Millet Partisi, 18 Ocak 1954’te kapatıldı.
- CHP, Demokrat Partiyi irticayı desteklediği; DP de Cumhuriyet Halk Partisini halkın dinî hislerine saygı göstermediği gerekçesiyle eleştirdi.
- 14 Temmuz 1958’de Irak’ta gerçekleşen askerî müdahale, DP’yi muhalefete yönelik daha katı önlemler almaya yöneltti.
- CHP’lilerin kurmakta olduğu cepheye karşı DP tarafından Vatan Cephesi kuruldu.
-İsmet İnönü’nün Nisan 1959’da Ege illerini kapsayan bir propaganda gezisine, Büyük Taarruz’da Yunan Başkomutanı Trikupis’i esir aldığı Uşak’taki evi ziyaret ederek başlaması tepkilere yol açtı.
-İnönü, Uşak’tan İzmir’e giderken saldırıya uğradı.
-1957-60 döneminde yaşanan bu ve benzeri olaylar iktidar ile muhalefet arasındaki gerginliği artırdı.
• İktidar ile muhalefet arasında yaşanan gerginlik, birçok kuruluşun yanı sıra üniversitelere de sıçradı ve öğrenci olaylarının başlamasına yol açtı.
-Öğrenci olaylarının artması ve kontrolden çıkması üzerine hükûmet, Ankara ve İstanbul’da sıkıyönetim ilan etti.
-1954’ten sonra yaşanan gelişmelerle gerginlik daha da arttı.
-İstanbul ve Ankara’da meydana gelen olaylar ülkede kardeş kavgasının çıkmakta olduğu izlenimini verdi.
-Ordu içerisinden bir grup subay, 27 Mayıs 1960’ta hem komuta kademesine hem de siyasal iktidara başkaldırdı.
-27 Mayıs 1960 sabahı yapılan darbeyle Türkiye, henüz yeni başladığı demokrasi sürecine ara vermek zorunda kaldı.
-Millî Birlik Komitesi (MBK), 27 Mayıs 1960’ta yönetime el koyarak DP’yi tasfiye ettirdi.
-Özellikle demokratik usullerle iktidara gelen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idam edildi.
-1960 Darbesi Cumhuriyet Dönemi’nin ilk askerî darbesidir.
-Darbe sonrası oluşturulan Kurucu Meclis; MBK üyeleri, kapatılan DP dışındaki siyasi partiler, meslek teşekkülleri vb. kuruluşlardan seçilen temsilcilerden oluştu.
-Kurucu Meclisin hazırladığı anayasa 9 Temmuz 1961’de yapılan referandumda %61,7 oyla kabul edildi.
-1961 Anayasası’yla senato ve anayasa mahkemesi gibi pek çok yeni kurum oluştu.
-1961’de yapılan seçimlerde CHP 173, AP (Adalet Partisi) 158, CKMP (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi) 54, YTP (Yeni Türkiye Partisi) 65 milletvekili çıkarttı. Böylece koalisyonlar dönemi başlamış oldu.
-Meclis, Cemal Gürsel’i cumhurbaşkanı olarak seçti.
-1965 yılındaki seçimleri AP kazandı.
- Bu süreç 1971 Askerî Muhtırası ile sona erdi.


Türkiye’nin İlk Otomobili Devrim
-II. Dünya Savaşı sonrası ABD’nin Avrupa ile Türkiye’ye yardımda bulunduğu Truman Doktrini ve Marshall Planı’nın ön koşullarından biri Türkiye’de kara yollarına dayalı bir ulaştırma sistemine
geçilmesiydi.
-Türkiye’de Amerikan menşeli otomobil ve otobüs sayısını artırdı.
-Yüzde yüz yerli bir otomobil düşüncesi böyle bir dönemde ortaya çıktı.
-Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in direktifleriyle ordunun binek araç ihtiyacını karşılayacak bir otomobil tipinin geliştirilmesi görevi Eskişehir Devlet Demir Yolları Fabrikalarına verildi.
-Devrim adı ile bir yerli otomobil üretildi. Sonraki süreçte üretimi sürmedi.
-Zaman içinde otomotiv sektörünün gelişmesi imalat, pazarlama, servis, akaryakıt, finans ve sigorta sektörleri ile ekonominin bütünü üzerinde önemli katkı yaptı.
-Teknoloji kapasitesinin geliştirilmesine önemli katkı sağlayacak yerli otomotiv sektörünün geliştirilmesi, daha yüksek teknolojili sektörlere geçişte önemli bir katkı sağladı.
-2013’te Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde yerli teknolojili tam üretim otomobil yapımı çalışmaları başlatıldı.
-2015 yılında tanıtımları yapılan yerli teknolojili otomobilin, 2020’lerin başlarında yollarda olması planlanmaktadır.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar